Yaşlanmak Kader Mi?
Şimdi son zamanlarda genç kalabilmek için emptor yolağını anlatan birçok doktorla karşılaşacaksınız. Özellikle yabancı videolar takip edenler varsa Mtor yolağını anlatan bir sürü doktor görecektir. O emptor yolağını anlayabilmeniz için bir video hazırladım. Haydi başlayalım. Evet gerçekten hedef kitlemizin ferasetine çok güveniyorum. Bu kadar şey anlattım. Bakın isterseniz şunları şunları da anlatabilirim dedim. Mitokondri dediler. Emptor dediler. Gerçekten ne anlatmak istediğimi, neyi vurgulamak istediğimi çok iyi anlayan bir hedef kitlesiyle karşı karşıyayız. Gerçekten de bugün longevity olsun, birçok kronik hastalık olsun, inflamasyon olsun, kanserin mekanizması olsun buralarda en önemli iki konuyu buldular ve bunu anlatmamı istediler. Çok kısa kısa bahsetmiştim halbuki ben ama mitokondri ve MTOR anlatmamı isteyen çok fazla kişi oldu. MTOR da mitokondri gibi bizim bugün doğru yaşamızı, güzel yaşamamızı, enerjimizi maksimum seviyeye taşımamızı sağlayacak önemli yolaklardan bir tanesi. Mtor nedir derseniz önemli bir radardır diyeceğim. Önce açılımından bahsedeyim. Mekanistic target of rapamisin diye geçiyor açılımı. Bunu özellikle burada kısa bir şekilde anlatacağım ben. Çünkü bugün eğer genç kalmaya, doğru yaşmaya, enerjik olmaya kafayı taktıysanız ve gidip de sosyal medyadan, dijital mecralardan bir şeyler öğrenmeye çalışıyorsanızla karşı karşıya kalacaksınız. Bir dahiliye hekimi gözünden bence şu emü bir dinleyin. Mekanistic target of rapamisin diyoruz ya. Biz tıp fakültesindeyken o rapamisini şöyle öğrenmiştik. Romatolojik hastalıklar dediğimiz bir grup var bizim. Romatolojik hastalıklar inflamasyon dediğim o mücadele mevzusunun gümbür gümbür geldiği vakalardır. O kadar ağrılıdır ki bu hastalar vücut bir şeyle mücadele etmeye çalışırken ayarını kaybetmiştir. Artık kendine savaş açar bir hale gelmiştir ve bizim burada bu savaşı durdurmamız gerekir. Biz bu tedavilere antiinflamatuar tedaviler deriz. Mesela bütün ağrı kesiciler, bütün ateş düşürücüler hepsi antiinflamatuar tedavilerdir. Bunların bir üst düzeyleri yani donanmayı bastıran, ileri düzeyde bastıran tedavilerin büyük bir kısmını kanser veya romatolojik hastalıklarda kullanırız ki donanma birazcık düşsün. Kanserde tümöral hücrelere yönelik daha çok savaşırız. Onlardaki savaş tekniklerini anlatacağım. Ama romatolojik hastalıklarda daha çok donanmanın kendi kendine daha fazla zarar vermemesi ve ateşin sönmesi için bağışıklık hücrelerine yönelik, onları bastırmaya yönelik bir tedavi uygulanı. İşte rapamisini biz burada öğrenmiştik. Örnek veriyorum. Hani diyelim ki bir organ nakli yaptınız. Organlinde hastanın o organı reddetmemesi için, kendi içinden atmaması için bağışıklık sisteminin biraz sessiz kalması, biraz göz yumması gerekir yeni gelen başkasından gelen organa. O yüzden de bağışıklık sistemini biz bastırırız. Bu tarz vakalarda kullandığımız bir molekül rapamisini ama biz bu rapamisini çok yüksek dozlarda kullanıyoruz. Bu mevzuyu her yerde anlatacağım çünkü dönüp dolaşıp bu bizim ilerleyen konulardaki tartışma konularımızda çok işimize yarayacak. Evrendeki her molekül düşük dozlarda başka etki, orta dozlarda başka etki, yüksek dozlarda başka etki gösterir. Bunların böyle garip bir grafiği vardır. Trifazik diyebiliriz bu grafiğe. Ve her molekülün de trifazisi birbirinden farklıdır. Buna hormezis diyoruz. İlerleyen dönemlerde size böyle uzun uzun hormezizi anlatacağım. İşte bu rapamisin de yüksek dozlarda gerçekten bağışıklık sistemini baskılıyor dururken Düşük dozlarda emptor dediğimiz yolağı baskılıyor. Peki biz bu emtoru neden baskılamak istiyoruz? Emptor içeride ne yapıyor? Bu entorun suçu, günahı ne de biz hastalıklarda yaşlanmamak için veya içeride mitokondrii, vücudu korumak için emptoru kapatmaya çalışıyoruz. Bak Emtor'un yaptığı şey o kadar güzel ki Emor içeride hücrenin içerisinde bir radar gibi çalışıyor. Eğer glikoz görüyorsa, enerji buluyorsa, aminoasit dediğimiz o protein parçacıklarını görüyorsa bir Santiye şefi gibi diyor ki arkadaşlar yürüyün hadi inşaata. Köprüler yapın, binalar yapın, okullar yapın, inşa edin, kurun da kurun diyor. Büyümeye, gelişmeye, çoğalmaya yönelik hamle için bir radardır Emor aslında. Şimdi iyi de yani bu söylediğin şey çok güzel değil mi? Biz gelişimden ve üremekten ve çoğalmaktan ve sürekli inşaat yapmaktan bahsediyoruz. Ne kadar güzel. Şu zenginliğe de bir bak. Her yer inşaat diyorsunuz ya ama sistem aslında öyle değil. Bu emptörün aralıklı çalışması gerekiyor. Hani hep bahsediyorum ya evren boşluklu bir sistemdir. Evrenin bir dualitesi vardır. Sistem doğru düzgün işleyebilmesi için vurkaç vurkaç vurkaç var yok var yok var yok olması gerekir. Mtor'un da bir çalışması bir açılması bir çalışması bir açılması gerekiyor. Ancak günümüz modern dünyasında hele benim öğrenciliğimde üç ara öğün üç ana öğün kavramı varken bir de hani duygusal açlığın işte kontrol edemediğimiz stresin, haz odaklılığın veya dünyanın hızlanmasının getirdiği birtım doyumsuzlukların ve sürekli yeme alışkanlığı hep aktif tutar. Emptor'un aktif olması aynen şuna benzer. Hiç durmadan inşaat yapılıyor. Hiç durmadan ve o toz, o toprak mevcut hüc hücreyi boğuyor. Hücrenin kendini temizleme mekanizmalarını da tıkıyor. O drenaj dediğimiz tahliye boruları içerideki üretimden çıkan metabolitleri temizlemeye yetmiyor. Sürekli aktif bir empty yolağı ise işte o hani size bizim nam diğer mitokondriiden bahsetmiştim ya gelişmiş eski tür bakterimiz. O bakteriyi de artık disfonksiyonel hale getiriyor. Çalışmaz hale getiriyor. İnsülin direnci olsun, yaşlanma olsun, kanser olsun, romatolojik hastalıklar olsun, inflamasyon olsun. Hepsi bu kapanmayan Sürekli üretimde kalmayı tetikleyen, indükleyen MTOR radarının başının altından kalkıyor. Aslında bir yavruyu büyüten, aslında bir yarayı iyileştiren, aslında bir hücreyi çoğaltan iyi bir mekanizma bizim bugün modern dünyada kendi tuzağımız, kendi kendimizi yok etme sebebimiz oluyor. Her şey eğer yolundaysa çalışan, doğru çalışan bir sistemde amino asitler bir gün bitecek, enerji bir gün bitecek, şeker az gelmeye başlayacak veya gece uyuyacaksın veya gerçekten 7-8 saatlik bir aç kaldığın, aç kalmak da demek istemiyorum ben. Yemek yemediğim bir süre demek istiyorum. Çünkü insanlar 7-8 saat açlık olarak algılıyorlar. 7-8 saatlik ara normal bir ara aslında olması gereken bir boşluk. Orada bir açlık yok ama biz orada aç hissediyoruz. Aslında açlığımız başka şeye de hani biz onun yemekle kapatılabileceğine dair bir refleks geliştirmişiz. Şimdi olması gereken 7-8 saatlik boşluklar olsa bizim hayatımızda tor aminoasitler bittikten sonra glikoz bittikten sonra mitokondrinin ürettiği o enerji var ya gelişmiş bakterimizin ATP'si bittikten sonra bu sefer sönmeye başlayacak. O esnada AMPK dediğimiz sistem gelecek ve bunun kafasını kapatacak. Bakacak ki ortalık, boşluk temizlemeye başlayacak. Mitokondrinin etrafını temizleyecek, hücreyi temizleyecek. Yani bir boşluk esnasında aslında oradaki boşluk da yapımın ve yenilenmenin bir parçası. Oraya biz fırsat tanınmış olacak. Yani hani hep evrenin diyalitesi diyorum ya o dengeyle yaşam kendine bir hareket buluyor. AMPK ile MTOR yolğının bir aç bir kap gece ile gündüz gibi yani bir aç bir kapal sistemini kurduğu bir mekanizma. Ama sürekli bugün dünyasındaki bütün hastalıkların kökeni de oradan böyle mtorraları sürekli aktif. Hadi üret üret üret çalış çalış çalış çalış üret. Pistik, pislik, pislik, toksin, toksin toksin. O yüzden gidiyorum detoksifikasyonu anlatıyorum. O yüzden gidiyorum duygusal açlığı anlatıyorum. Emptor yolğını aktifleştiren bütün sistemler bugün hastalıkların kök nedeni. Şimdi özellikle bu Amerikalı doktorlar çok longevity, fonksiyonel tıp, anti hakkında acayip videolar anlatıyorlar. Olur da hani gençlikle ilgili, hastalıklarla ilgili bunlara rast gelirseniz mevzuyu anlamanız için MTOR'u anlatıyorum. Emptor yolağını baskılarsak diyorlar. Şimdi bugünkü çalışmaların hepsi böyle. Biz anti yaparız. Biz kanseri baskılarız. Biz daha güzel yaş alırız. Daha güzel zayıf. larız, kilo veririz diyorlar ve rapamisini düşük dozlarda kullanmayı konuşuyorlar. Bakın burada altını kırmızı kalemlerle çiziyorum. Lütfen kendi kendinize yapmaya çalışmayın. Bunlardan bir reçete çıkartmaya çalışmayın. Evrende her molekülün bir doz aralığı olduğu gibi her insanın da kendisine has bir doz aralığı var. Herkesin kendine has bir biyokimyası ve bence uygun tedavi reçetesi var. Aman ha bunu YouTube videolarında influencerlardan veya hani AI'dan duyduğunuz bilgilerle yapmaya çalışmayın. Çünkü her şeyin bir deneyimlisi vardır ya oradan yürümeyi öneriyorum ben şiddetle. Bunu ilerleyen videolarda size anlatacağım. Önemli bir yer. O yüzden her videoda size zarar vermemek adına, kimseyi yanlış yönlendirmemek adına sürekli sürekli tekrarlama ihtiyacı duyuyorum. Zamanında tıpta hep önce zarar verme diye beynimize kazıdıkları refleksten kaynaklanıyor. Lütfen kendinize zarar vermeyin. Dinleyin, öğrenin. Yaşamın dinamiklerini, biyokimyanın dinamiklerini anlayın. Anlarsanız farkında olmadan bu hikayeler sizi siz fark etmeden, refleks olarak zaten bir alışkanlık olarak doğru davranmanızı, doğru yaşamanızı, doğru yemenizi, doğru koşmanızı, doğru hareket etmenizi sağlayacak bilgiler olduğunu biliyorum. Tecrübeyle sabit. Şimdi rapamisine Geri döneceğim. Rapamisin kullanalım. Bu yola basalım. Burayı basarsak hücrenin o aşırı üretim halinden onu kurtarır, tazeler, temizleriz diyorlar. Şimdi mantık olarak doğru. Evet. Rapamisini bloke edersem ben hücrenin nefes almasını sağlayacağım da iyi de benim o kadar yediğim, içeriye soktuğum malzeme ne olacak? Hani MTOR hücrenin içerisinde burada evet bir temizlik yapacak ama sistem öyle işlemiyor. Ben hep bir zondan bahsetmiştim ya akzon, griz zon, karazon diye. Karazon dediğimiz yer organ fonksiyon bozuklukları. Artık orada hastanın tam tansiyonu tavan yapmıştır. Kalbi hiç pompalamıyordur. Böbrek hiç çalışmıyordur. Şeker o kadar yüksektir ki bir an önce düşürmen gerekiyordur. Orada eline ne geçiyorsa bloke edersin. Bütün mevcut sistemi yıkar. Farklı bir şekilde ilaçlarla bir sistem oluşturursun. İşe de yarar, hastaya da yaşam kalitesi kazandırırsın. Ömrünü de uzatırsın. Ama hedef kitlenin gri zonda olduğunu varsayarsan yani daha çok fazla organ yetmezliği, çok fazla büyük problemi olmayan bir vakadan, vakalardan bahsedersem bu tarz yolakları bloke edelim. Sistemi oradan bozalım. Buradan yenisini oluşturalımlar. Çok çalışmıyor. Bu tarz blokajlar, griz zonlar için söylüyorum. Griz zonu tekrar söylüyorum. Öyle aman aman gümbür gümüb tanısık olmuş, ilaç kullandıran bir hastalığı yok. Ama mevcut onun yaşam kalitesini bozan yakınmaları şikayetleri olan kişiler. Kilo veremiyor. Sabah dinç kalkamıyor. Öfkesini kontrol edemiyor. Saçları uzamıyor, tırnakları sürekli kırılıyor. Başı ağrıyor. Sabah tinç kalkamıyor. Tutukluğu var. Ama kan tahlilleri normal bir tanı yok. Bir kitle yok. Bir antikor pozitifliği yok. Bir kan tahlilinde herhangi bir yükseklik yok. Gronu yani kısaca böyle özetleyeyim ben size. Buralarda birtım blokajlar yapmak sadece seni bir yola sokmak, girmiş olduğun yolda tedaviyi kolaylaştırmak için kısa süreliğine yapacağın blokajlar. Yani turu bir ömür boyu bloke ederek yol almak aslında çok da sağlıklı olmayacak. Çünkü sen o radarı kapatacaksın ama hala malzeme geldiği sürece sistemi bu sefer başka yerden tıkayıp bloke edeceksin. O nedenle ilk başlarda sana bir güç vermesi için, yola gitmen için yapılabilecek şeylerken düzenli olarak kullanılabilecek şeyler halinde değil. Şu an günümüz tıbbında ileride ne olacağını bilmiyoruz. Takip ediyoruz. Yeni ilaçlar, ajanlar üretiliyor. Bu üretilen ajanları ve ilaçları hastalarda görüyoruz, deneyimliyoruz. Ondan sonra daha net konuşabiliyoruz. Emptor mevzusu böyle bir mevzu. Sizin buradan çıkartacağınız şey şu. Hücrenin bir dualitesi var. Bir gecesi var, bir gündüzü var. Bir yapım aşaması var, bir temizlik aşaması var. Bu yapım ve temizlik aşamasına uygun bir şekilde yaşamanız gerekiyor. Buna uygun bir şekilde yaşamadığınız zaman sistemi bozmuş oluyorsunuz. Oldu ya. Grizond'dasın. Bir sistem bozukluğun var. Yaşam kaliten bozuk. Enerjin de istediğin düzeyde değil. O zaman tekrardan evrenin bu diyalitesine dönecek hamleler yapman gerekiyor. Bu hamleleri her videoda iyi kötü anlatmaya çalışıyorum. Öyle çok büyük moleküller, çok büyük takviyeler, çok radikal tedavilere ihtiyacınız yok. Adım adım küçük küçük başlayabilirsiniz. Hep söylüyorum. Bir saat aç kalabiliyorsun. Ertesi gün 2 saatlik açlığı dene. 2 saatlikte 3 3 gün kalırsın. Sonra 4 saatlik açlığı denersin. 4 saatlik açlığı sen 4 hafta yapsan zaten empty yol anı yavaş yavaş onarmaya başlarsın. Yani beden nasıl bir yer biliyor musunuz? Muazzam bir mekanizması var. Milyar yıllık bir argesi var bedenin. Sen ona 1 verdiğinde o sana zaten 10 veriyor. Onun onarıcı mekanizmaları oldukça güçlü, deneyimli ve çok fazla sınavdan geçmiş. O yüzden hep evrim teorisini anlatıyorum. Kıtlıklar görmüş, buzul çağı olmuş, kuraklıklar olmuş. Birçok mikroorganizmalar birbirine girmiş. Herkes birbirinin sınırını nasıl aşacağını, deleceğini öğrenmiş. Muazzam bir mekanizmaya sahibiz. Yani kısa süreliği açlıkları deneyimlemeye başlayıp bunu böyle Ara ara kendine ödev yapsan, sonra bir tık bir tık bir tık düzeltmeye çalışsan bile entor yolğını onaracaksındır. Çok derinlerden, mitokondrilerden, torlardan giriyorum ama son tahlilde makro evrende bu dönüp dolaşıp aslında zihnimizden, stres yönetiminden, ilişkilerimizden, toplumla olan bağımızdan kopuk bir mevzu değil. Yani orun toplumsal baskıyla veya çok yakınımızdan görmüş olduğumuz belki sevgiyle belki sevgisizle, ilgisizlikle çok alakası var. Çünkü bunlar dönüp dolaşıp birtım boşluklar yaratıyorlar. Zih İnsan insan açlığını doyurmak için hazza yöneliyor. Dopominerjik hamleler arıyor kendine. Bu da bizim tabii yememizle bir bir yere gelip bağlanıyor ve yememiz de gidip emptyolandan bizi ya bir inflamatuar bir hastalığa sürütlüyor ya da amansız bir hastalığa götürüyor ya da yaşam kalitemizi bozuyor. Çünkü ben yıllarca öğreniyordum hangi hastalıkta nasıl bir diyet yapmam gerektiğini. E diyet listesini hastaya veriyorsun da hasta yapamadıktan sonra muazzam diyet listesi hazırlamanın ne anlamı var? Sonra bu sefer şunu düşünmeye başlıyorsun. Bu hasta bu diyet listesine niye uyamıyor? Yememesi gereken bir şeyi niye yiyor? Yeme eylemini tetikleyen Nasıl bir zihin örgütlenmesi var? Otomatik olarak çalışmak zorunda kalıyorsun. Ben buralara geleceğim. Hikayeyi dönüyorum, dolaştırıyorum. Oraya getiriyorum. Merak etmeyin. Yani siz MTOR'la ilgili bir şeyler duyacaksınız. İllaki algoritma sizin karşınıza çıkartacak. Tor'un yine gidip dönüp dolaşıp hücrenin içerisinde yapım aşamasıyla temizleme aşamasında önemli bir molekül olduğunu, bu molekülü yönetebilirsek eğer bedenimizi de yönetebileceğimizi anlayabilmeniz için aktardım. Mitokondri bence burada bilmeniz gereken bir parça. Yine onu da anlarsanız mevzuyu bir tık daha kavrayabileceğinizi düşünüyorum. Onu da buraya koydum.